Milyonluk Dairelerin Zayıf Halkası
Şehrin dört bir yanında hummalı bir kentsel dönüşüm süreci işliyor. Eski binalar yıkılıyor, yerlerine akıllı ev sistemleriyle donatılmış, kapalı otoparklı, pırıl pırıl yeni yaşam alanları inşa ediliyor. Ancak projeler teslim edildikten sadece birkaç ay sonra bina yönetimlerinin veya site sakinlerinin ilk şikayetleri genellikle aynı noktadan gelmeye başlıyor. Milyonlarca lira değerindeki o lüks yapıların ana girişleri sürekli arıza veriyor, sert kapanıyor, rüzgarda ıslık çalıyor veya elektronik kilitleri bozuluyor.
Bunun temel sebebi oldukça basittir. İstanbul bina giriş kapısı projelerinde yapılan en büyük yanlış, dış kapının da tıpkı daire içindeki çelik kapılarla aynı mekanik dinamiklere sahip olduğunun düşünülmesidir. Oysa standart bir daire kapısı günde belki 5-6 kez çalışırken, 30 daireli bir apartmanın dış kapısı; kuryesi, misafiri, kargocusu ve oturanlarıyla birlikte günde rahatlıkla 300 defa açılıp kapanır. Bu devasa mekanik yorgunluğu sıradan malzemelerle karşılamaya çalışmak, bir binek otomobille ağır hafriyat taşımaya çalışmakla aynı şeydir.
Ağır Sanayi Tipi Menteşe ve Gövde Mukavemeti
Bir binanın yüzü olan o geniş, heybetli, üzerinde cam veya ferforje detaylar barındıran kapıların kanat ağırlıkları muazzamdır. Müteahhit firmalar bütçeyi kısmak adına standart pimli menteşeler kullandığında, o devasa ağırlık birkaç hafta içinde yerçekimine yenik düşer ve kanat aşağı sarkar. Kapı yere sürtmeye başlar, elektronik kilit karşılığına oturmaz ve bina gece boyu tamamen savunmasız, açık kalır.
Bizim üretim standartlarımızda, bina girişleri için özel olarak tasarlanmış, bilyalı ve tonaj kapasiteli ağır sanayi menteşeleri kullanılır. Gövde içerisindeki çelik profil ağı, rüzgar basıncına (özellikle yüksek tepelerdeki veya sahil şeridindeki binalar için) ve sürekli çarpmalara karşı ekstra güçlendirilir. Bir dış kapı kendi gönyesini asla bırakmamalıdır.
Dış İklim Şartlarına Tam Teslimiyet
Apartman kapıları direkt olarak sokağın tozuna, egzoz dumanına, yağmuruna ve yazın o dik açılı güneşine maruz kalır. Bu alanlarda kullanılacak yüzey kaplaması asla doğal ahşap veya standart PVC olmamalıdır. Biz projelerimizde, marin (denizcilik) sektöründe kullanılan Kompakt Laminat veya alüminyum kompozit yüzeyleri tercih ediyoruz. Bu materyaller suyu zerrece emmez, güneşin ultraviyole ışınlarına karşı solma yapmaz. Yıllar geçse bile binanızın o ilk günkü prestijli görüntüsü korunur.
Ayrıca hidrolik kapatıcıların (pompa) seçimi de hayati bir konudur. Kışın yağı donduğu için kapanmayan, yazın yağı genleştiği için gümleyerek çarpan ucuz hidrolikler yerine, mevsim şartlarına göre kendini kalibre edebilen üst segment sistemler kullanıyoruz. Bina yöneticilerine tavsiyemiz; dış kapı alırken fiyattan ziyade, sistemin günlük açılıp kapanma döngüsü (cycle) kapasitesini sorgulamalarıdır.